27 Mart 2010 Cumartesi

kahve renginde bir saç rengi vardır halbuki...

Aslında kadın da adamı seviyordu. Özellikle de omlet yaparken. Omlet önemli bir konuydu her ikisi için de.

Ancak bugün omlet yoktu. Gerçi buz dolabında toplam on iki tane yumurta vardı. Kadın emin olmak için tam üç kere saymıştı. Her seferinde sonuç aynıydı. ''12''... Mitolojik bir sayıydı on iki. Bir keresinde adam ona bu sayının önemini anlatmıştı. Kadınsa o sırada el ve ayak parmaklarına farklı ojeler sürmüş olduğunu farketmiş ve konuya yeteri kadar ilgi göstermemişti. Dolapta on iki yumurta vardı ve canı omlet çekiyordu. Menemen de olurdu ama omlet... Omlet çok önemliydi ve bu ilişkide omleti adam yapardı.

Tam o anda adamın yaptığı şey ise, taze çekilmiş sütlü filtre kahvesini koklamaktı. Hava çok güzeldi ve adam hava güzelse kahvesini balkonda içerdi. Kadının da ona eşlik etmesini isterdi ancak bugün ona eşlik eden yoktu. Kahve adam için çok önemliydi. Bir keresinde kadına kahveyi anlatmıştı. Fakat o sırada kadının, yeni saç rengini düşündüğünden emindi. Adamın emin olduğu bir şey daha vardı; bir kadın eğer saçlarını düşünüyorsa, ona önemli konulardan bahsedilmemeliydi. Yine de denemişti.

Aslında adam da kadını seviyordu. Özellikle de mutfak tezgahına yaslanıp, kendisini, omlet yaparken seyrettiğinde. Omlet, her ikisi için de çok önemliydi. Dün yatmadan önce buzdolabında on iki tane yumurta olduğunu farketmişti. Ama canı bugün omlet yemek istemiyordu. Salçalı tostla mutluydu ve şimdi de kahvesini içiyordu. Bu ilişkide omleti adam yapardı.

Kadın, balkona girdiğinde, adam balkonun sağ uç köşesindeki taşın yamukluğuna takmış haldeydi. Bir bakışta dolapta on iki tane yumurta olduğunu anlayan adam, köşedeki taşı farkedememişti.
''Taşlar, yumurtalar gibi değil.'' dedi adam. Kadın da nezaketen sordu. ''Ne gibi?''
Ancak o sırada aklı çoktan başka bir konuya kaymıştı. Kaşlarını bir süre almayacaktı. Adam kahvesinden bir yudum aldı. Sessizce oturdular bir süre.

Ve uzun zamandır olmayan bir şey oldu. İkisi de aynı şeyi düşünmeye başladılar. Ayrılacaklardı. Dolapta on iki tane yumurta vardı. Ayrılmaları gerekliydi. Adam, kadına baktı. Kadın, adama baktı.

Aslında birbilrlerini seviyorlardı. Özellikle de adam omlet yaparken. Omlet, her ikisi için de çok önemliydi. Altışar yumurta olacaktı, kişi başına düşen pay. Çünkü eğer yalnızsanız, omleti kimin yaptığı pek de önemli değildir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder