15 Aralık 2009 Salı

life is an omelette ;)

omleti çokçok sevmesem de, seviyorum bu deyişi. ''life is an omelette.'' eheh, ben yaptım.:) geçen gün; çok geçti ama; bi gün 60 yaşında olacağım gerçeğini farkettim; o günleri çok net olmasa da gözümde canlandırabildiğimi ve... korktum birden, üzüldüm aslında. fena bişi geleceğini az da olsa hayal edebilmesi insanın bence. düşünsene, öylesine tekdüze ve tahmin edilebilir yaşıyosun ki 40 yıl sonrasını bile kestirebiliyosun. eh dedim, bişiler yapmak, yarın neler olacağı konusunda çok fazla fikrinin olmamasını sağlamak gerek. evet, aslında sıkça kurarım bu cümleyi ben.ama o gün fazlaca kararlıymışım ki, siyah ve beyaz dışındaki renkleri de farketmeye başladım ertesi günlerde. hayır be yavrucuk, hiç görmedim diil, fakat son zamanlarda siyah ve beyazla fazla yakınlaşmıştık. onlar pek sevmişti muhtemelen beni, bi türlü ısınamadım ama ben. sonra kocaman bi kavga ettik, sanırım bi daha görmek istemezler beni. dediğim gibi blokçuk, bugün kral, kız ve valenin de farkında olmadan desteğiyle life is an omelette ki, boşver onu bunu, sen acı da sevmesin hem çok diye mırıldanırken hayatımdaki en göz alıcı ve daha önce hiç görmediğim bi rengi keşfettim.

- devamı sanıyorum ki pek yakında -

meeting first


sevgili bloğum,
seninle tanışalı pek fazla zaman olmadı, 3 ay pek bir zaman tabi ama kusura bakma, ilk gördüğümde pek ilgi çekici gelmedin bana. bu yüzden bu zaman diliminde de aklıma gelmedin hiç; taa ki bugüne kadar. bugün dedim biri lazım bana, bana öğüt vermeden, yargılamadan dinleyebilecek biri, ama biraz da düşündürebilecek tabi. sora birden dedim aa bir bloğum vardı benim, yapsa yapsa o hakkıyla yapar bu işi. şimdi de burdayım. beni daha yakından tanıyabilmen için sık sık yazmaya çalışıcam sana. hadi bana merhaba de. :)